masal gibi

yazar:

kategori:

masal gibi yaşamlardayız.
karelerin birbirini tutmadığı,
sayfalarca dolu düşler..
..
bir masalın içinde uyanmak gibiydi,
bir sabah gördüğüm, dünya.
..
masalları yaşamak öyle güzel ki,
kelimeleri saçmak istediğiniz,
yegane yerlerden biri..
..
kelimeler üzerine kelimeler,
cümleler üzerine cümleler,
saatler boyu dökülen harfler..
..
inanılması zor olan belki de,
bir anda bulduğunuz şeyi,
bir anda kaybedebilmeniz..
..
karanlığı paylaşırken,
aydınlığa doğru yürüyebildiğiniz..
..
kadehlerde gülümseme varken,
gözyaşı doldurabildiğiniz..
..
inanmayı seçip, inandığınız,
inandığınız şeylerin tuz buz olup,
suya karışması gibi..
..
masallar belki de,
her şeyin gerçekleşebileceği
an’lar..
..
inanmaya çalışmak şüpheli,
kabulleniyoruz her şeye.
her şeye inanıyoruz.
gün geliyor,
her şeyi kaybediyoruz..
..
inanmak gibi..
..
en zor ve yorucu olan,
kalp kırıklarıyla dolu,
yollarda yürümek..
..
inanmak kolay olsa da,
yıkılır.
..
gülümsemek kolay olsa da,
silinir.
..
tenleri koklamak kolay olsa da,
uçar..
..
yıldızlar güzel olsa da,
kayar gider..
..
tanrı her zaman var olsa da,
sabrı da koyar insanın içine.
..
biraz daha inanabilmek,
biraz daha güçlü olabilmek için,
biraz daha güvenebilmek için..
..
insanın ellerine bırakır bunu,
yine insandır,
her şeyi yakıp giden.
..
bir kalbi kazanmak,
ve kaybetmek..
o kadar kolay ki..
kapıyı açıp, kapatmak gibi..
..
kapı olsanız da önünde aşk’ın,
ezer geçer üzerinizden sizi.
..
durup bir kez düşünmez,
neleri yıkıp geçtiğini..
..
nelere zorla inandığını,
bir anda vurup üzdüğünü..
..
huzur gibi.
bir görünüp, bir kaybolur.
..
yollarda gibi kalbim..
sızlıyor yine amaçsızca.
ne sevgiden, ne de üzüntüden.
sadece kırılmaktan..
sadece.


Yorumlar

“masal gibi” için bir yanıt

  1. Peril 🙂

    “bir masalın içinde uyanmak gibiydi,
    bir sabah gördüğüm, dünya.”

    bir masal yoktu ki, göz yoktu.
    bir ben, bir sen, yoktu.
    yok olan tüm bu olanlar içinde, uyanmak gibiydim, ben, aslında.
    olmadığı bilinen, oysa nefes alabilen.

    sonra mı?
    sonrası yok ki, olmayan yüz görür mü?
    önce miydi yoksa?
    öncesi yoktu ki, olmayan günün dünü mü?

    dün..
    yatağımız sıcaktı ve yastıklar kabarık..
    anne kokusu sinikti ellerimize.
    gün..
    yatağımız buzdan ve duaları yıkık,
    yar korkusu sinikti sözlerimizde..

    “gülümsemek kolay olsa da,
    silinir.”
    silindiği için kolaydır belki de,
    kim bilir?