artan korkular

büyüdükçe korkularımızın azalacağına,
öyle çok inanırız ki..
hiç gerçekleşemeyişinin,
en büyük sebebi belki de..
..
aslında,
korkular bizi hayata bağlayan,
en ufak dala tutunmamızı sağlayan..
inançlarla dolu bir yolda.
yalnızlığın en büyük ayak izleri belki de..
..
sebebi bilinmiyor aslında,
unuttuğumuz duyguları,
hatırlamaya çalışıyoruz her seferinde..
düşüncelerimiz yavaşlıyor..
ama hislerimiz artıyor..
..
sanırım tekrardan,
bu durumların içine sürükleniyorum..
söylemek istediğim o kadar çok şey var ki..
unuttuğum..
kaybolan duygularımı hatırlamaya çalışıyorum,
tekrar tekrar kendime söyleyerek…
..
belki de,
hissetmeyi, hissediyorum en derinden..
..
sebebini bilmiyorum..
her şey anlamsız..
..
düşünmüyorum..
..
en son böyle korkmadan bir şey hissettiğimde,
küçüktüm..
köprüleri yakarak,
koşarak geçtim adımlarımın küçüklüğüne
aldırmadan..
..
sonuç hüsran mıydı?
değil miydi?
bilmiyorum..
ama bana çok şey kattığını biliyorum.
..
belki de bu yüzden korkularımı daha çok seviyorum.
çünkü inandığım şeyler ardında durmak,
her zaman zorlukları da beraberinde getiriyor..
..
ama..
korktuğumuz şeyler ardında koşturmak,
peşinden gitmek..
gözümüzü biraz daha fazla karartıyor..
..
âşık olmak gibi….
..
ama âşık olmak çok kolay.
aşk’ olmak çok zor.
hep, çok zor.
..
gözümüz hataları,
kötülükleri görmediğinde,
daha çok inanırız..
daha çok severiz..
bağlanırız..
..
sebebini düşünmeyiz..
sadece o anki kalbimize kulak veririz..
her zaman bu karmaşayı yaşarız..
..
düşüncelerime kulak versem de,
büyüdükçe artan korkularım,
her seferinde hayatımı daha da zorlaştırıyor..
..
çünkü büyüdükçe,
adım atamıyoruz..
korkuyoruz..
..
cesurluğumuzu,
bebekken düşe kalka,
bir parçamızı yerde bırakıp,
kaybediyoruz..
..
düştükçe yere,
tekrar ayağa kalkarak,
yürümeye çalışıyoruz.
ulaşmak istediğimiz o,
kahverengi koltuğa,
koşmaya çalışıyoruz yine..
..
neden yaptığımızı bilmiyoruz..
niye yaptığımızı bilmiyoruz..
sadece o an ki düşüncelerimizi,
hiç tartmadan uygulamaya çalışıyoruz..
..
yağmur yağınca,
dışarıda ıslanmayı istemek gibi.
..
bu yüzden belki de,
en doğal ve en güzel duygularımız,
çocukluk anılarımızda yer alıyor.
..
ama büyüdükçe,
bu saflığımız,
bu gözü kara hallerimiz,
kayıplara karışıyor..
..
hiç tanımadığınız birine âşık oldunuz mu ?
bir kez konuştuğunuz,
yüz yüze görüşmediğiniz..
..
ben bir kez oldum,
hatta birkaç kez..
..
ama öyle hissetmeyeli,
çok uzun zaman oldu..
..
üç buçuk sene çıkıp gitmiş hayatımdan,
gözümü karartıp yürümeyeli..
..
bu yüzden her seferinde
tekrardan inanmak istiyoruz,
zorluklara göğüs germek..
inadına savaşmak..
..
belki de,
hayat gibi..
..
ne kadar çok engel çıkarsa çıksın,
koşmaya devam ediyoruz..
koşmak zorundayız..
çünkü inanlar var hâlâ..

2 yorum

  1. inananlar var ama inanmaya değecek bir şeyler var mı hala? her gözünü karartıp yürüdüğünde sonunda hep bir inançsızlığa düşüyor insan.

Yorum Gönderin

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

fourteen − eight =