gri

korkutucu bir sessizlik var düşüncelerimde..
adımlarıma dikkat ederek yürümeye çalışıyorum,
ses çıkarmaya korkan ürkek bir çocuk gibi..
ilk defa olmasa da, yine o duvarlar önümde..
..
yaşantıma dair umudum olsa da,
sessizliği tercih ediyorum yine ve yeniden.
sebebi ise çok net.
istemek, gerçekleştirmeye yetmiyor.
..
hayatta yüksekten atmamak adına,
çok az ve erişebilir şeyler istedim.
ve onları her şeyden uzak tuttum,
korkularım onları sarmalamasın istedim.
..
koşarak adım atmak istesem de,
her seferinde oturdum yerimde.
inanıp körü körüne gitmektense,
hep yaşamak istedim en derinde.
..
aslında her gördüğümde resmini,
bağırmak geliyor içimden,
vermek istiyorum içimdeki bahar çiçeklerini,
saçmak istiyorum renklerimi dört bir yana..
seviyorum diyebilmek istiyorum, umursamadan.
ama gariptir, korkuyorum da derinden.
..
neye dayanarak hiç bilmiyorum.
ve ben fotoğraflara kanmam aslında..
ne kadar yanıltıcı olduğunu bilirim,
ama aslında en çok bildiğim de;
insanın içi saf sevgi dolu olunca,
hiç olmadığını bildiği halde,
var olsa da görmez zaten kusurları..
..
benim kusurum, her gün bakmak sana.
uzanamayacağım kadar uzak olduğunu bile bile,
dokunmaya çalışmam erişemediğim rüyalara..
ve ilk kez tutuyorum içimde nefesimi.
koşamıyorum..
..
kelimelere de tutunamıyorum.
yoruluyorum, dayanamıyorum,
karanlığa karışıp uyuyorum.
..
aslında ben rüya görmem.
görsem de hatırlamam.
biliyor musun, hala girmedin rüyalarıma..
..
bazen farklı hayatlarda aynı rüzgârların dokunduğu ruhlar olduğumuzu düşünüyorum.
sessiz ve karanlık bir sokakta aydınlık gülümsemelerini arar gibi..
inanmak istercesine bu sahte baharların, taze kokularına,
yalnızca konuşmayı ister gibi, tüm anlamsız kelimeleri bir arada tutarak.
..
ruhum yalnız.
kalbim karanlık.
gözlerim kapalı.
içimde bembeyaz bir aşk.
..
gerçekten beyaz değil belki de..
bembeyaz olsa, görürdün değil mi?
inanırdın hiç söylemediğim sözlerime,
dokunurdun karanlıklar içerisindeki ruhuma.
anlardın belki, hiç konuşmadığım kelimeleri.
belki de üzülürdün, hep sessiz kalışıma..
ve dokunurdun belki gözyaşlarıma,
ağlama derdin, hiç duymadığım sesinle.
..
ve ben belki de korkmazdım böyle,
bırakırdım yalnızlığımı kollarına,
bir kere sarıl isterdim.
gözlerin baksın isterdim bana en derin haliyle,
dokunsun isterdim kalbime hiç sızlamayacakmışçasına.
..
ve bu rüyada kaybetmek isterdim kendimi..
hiç bakmadan geriye,
aldırmadan kimseye,
koşmak isterdim..
..
çok şey isterdim,
biraz inanabilseydim kendime.
..
belki de yollarımız kesişir bir gün.
kalabalık bir caddede,
ben ışıltına kapılıp bulurum,
sense karanlığıma.
..
kim bilir..
belki bir gün,
kavuşur siyah, beyaza.
..
kim bilir..
bir bakmışsın,
“gri” olmuşuz.

4 yorum

  1. yazdıklarınız mükemmel.. sanki bir masal bir hikaye okuyorsunuz.. sürükledi gerçekten.. başarılar.

  2. yaşantıma dair umudum olsa da,
    sessizliği tercih ediyorum yine ve yeniden.
    sebebi ise çok net.
    istemek, gerçekleştirmeye yetmiyor.

    Mükemmel bir dize..En azından benim için.Bu dize tüm yazıya bedeldir..Ellerinize sağlık

  3. İnsan düşüncelerini söylemekte nasıl bu kadar aciz kalabilir anlamadım.. Şu an ne hissettiğimi bi anlatabilsem, bi başlayabilsem konuşmaya.. Belki o zaman sol yanımın acısı biraz diner hatta belki içimdeki yangın bi nebze de olsa sönerdi. İlk kez ben de tutuyorum içimde nefesimi.. Bi yanım feryat ediyor, ağlamak, bağırıp çağırmak istiyor, diğer yanımsa öyle huzur dolu ki bu satırlarla.. Garip bi çelişki gerçekten. Ama bana böyle duyguları uzun zaman sonra tekrar hissettirdiğin için çok teşekkür ederim tüm samimiyetimle.. Ruhuna sağlık

Yorum Gönderin

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

twenty + 18 =