yine

ankara’da garip bir sonbahar günündeyim,
vücudum yorgun,
yüzüm solgun,
kalbim siyah,
ruhum…
kayıp..

..

nerede olduğumu bilemediğim,
karanlık sokaklarda yürüyorum yine..
soğuk…
üşüyorum,
çok..

..

sahte inançlarla dolu bir yoldayım..
yine..

..

adım atmaya korkuyorum,
bakmaya utanıyorum..

..

amaçsızca koşmak istiyorum,
akıtmak istiyorum tüm gözyaşlarımı.

..

ama..
yıkılırken tüm duvarlar,
koşmaya mecalim yok.

..

rüzgar narince dokunuyor yüzüme..
bir yaprak sürükleniyor bana doğru,
uzanıyorum..
tutamıyorum..

..

zaman gibi..
her şey yine,
akıp gidiyor ellerimden..

..

yakıyor canımı.
acıyor yüzümdeki gözyaşlarının,
derin yanıkları..

..

sonbahar..
nefes alırken,
canımı yakıyor..
yine..
tekrar tekrar..

..

her sonbahar,
bir öncekinden daha çok yakıyor.

..

korkuyorum,
yaşayacak bir umudum,
kalmayacak diye..

..

kalbim..
yine duracakmışçasına sızlıyor.

..

tüm bedenime hakim olurcasına,
tadıyorum yalnızlığı,
sessizce oturup,
güneşin yine doğmasını bekliyorum..

..

sessizlik..

..

o kadar hakim ki..
konuşmak istemiyorum.

..

üşüyorum..
yine umutsuzca
sarmala diye..

ellerim.
üşüyor ilk kez.
hisler azalıyor..

..

hiç üşümezdi..

..

gözlerim kapanıyor,
ağırlaşıyor..
bir gözyaşı damlıyor..
umudun nerede olduğunu,
unutarak..

..

yine..

3 yorum

  1. “sessizlik..
    o kadar hakim ki..
    konuşmak istemiyorum.”

    ne güzel.. eline sağlık.. tam da şu günlerde “söyleyecek o kadar çok şeyim vardı ki konuşamıyordum” cümlesi geçiyordu aklımdan.
    başka bir şehrin başka bir sonbahar gününden sevgiler 🙂

  2. “üşüyorum..
    yine umutsuzca
    sarmala diye..”

    Kendimi ifade etmeye kalksam bu denli güzel kelimeleri sıralayamazdım heralde kağıda.
    Beni içimle kavuşturduğun için teşekkürler, yüreğine sağlık :))

Yorum Gönderin

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

2 + eighteen =