son demler
bugün kızgınım aslında insanlara.. neden bu kadar ruhsuzlaştılar.. ve biraz da kendimize kızgınım.. güzel olanı anlatamadığımız için.. .. kasım. güzel başlangıçların zamanıdır, dense de insanların artık umutsuzlaştığı bir dönem olmaya yüz tuttu. .. bazısı kimin neden…
enkaz
her şeyden farklı tek bir his, kalbi sızlatan.. yalnızlıkla bezenmiş bir umutsuzluğun çizik bir karesi.. .. terminalde ayrılan ruhlar gibi, geri gelmeyecek bir umut.. .. yorgunluktan çok öte yalnızlıklar, karanlıklar kadar ürkütücü insanın üzerine yığılan bir duvar…
bir karmaşanın hikayesi
bu anlatacağım hikaye, bitirilen sahte bir dostluğun hikayesi. hep aşklar, ayrılıklar, mutluluklarla süslendi bu sayfa, bazen de farklı bakmayı görebilmek için. .. neden sahte? gaza gelip söylenen çok şeyi olması, ve bunların yüzünüze söylenemeyenlerden olması. bu…
umut-suz
hayatı nedensiz yaşayanlardan olabilmek ne güzeldi. bir çocuğun saflığındaki yaşamın değişebileceğini görmek.. farkında olmadan ağırlaşan bedenimizi taşımak gibi, hayatı da taşımak çok zor geliyordu artık.. .. bir umut tanesini ellerinde taşıyan, renkli gözlü bir…
bir düğme
kaybetmiş olmanın mağrurluğunu hissetmek gibiydi, yalnızlıktan alınan ilk nefes.. sebebini hiç anlayamadığın yağmurla bütünleştikçe, toprak kokusu gibi saçılıyordun dört bir yana.. aslında niye yaşadığını algılayamadığın bu saçma sapan hayat yüzündendi bütün…
gri
korkutucu bir sessizlik var düşüncelerimde.. adımlarıma dikkat ederek yürümeye çalışıyorum, ses çıkarmaya korkan ürkek bir çocuk gibi.. ilk defa olmasa da, yine o duvarlar önümde.. .. yaşantıma dair umudum olsa da, sessizliği tercih ediyorum yine ve yeniden. sebebi…
yalnızlığın aşkı
siz hiç yalnızlığa aşık oldunuz mu ? ben mi ? ben aslında, kaç kere olduğumu unuttum. saymadım da hiç. yalnızca sevdim. .. birisini sevip, ona bağlanmak gibi bir duygu değil bu. bütünleşmek gibi.. .. sizin hep gülümsemenizi isteyen insanlar vardır, hayatlarınızı zırt…
can dostum
aslında çok zor. içinden gelenleri basitlikleri kağıda aktarmak. kendini anlatmaya çalışmak, çabalamak.. neden olduğunu bilmeden uğraşmak. aslında bir yandan da, çok büyük bir yorgunluk sebebi. anlaşılamama durumu başlı başına bir sıkıntı. bazen düşünüyorum, sorunlu…
tesadüfler
her seferinde her şeye gülümseyebilecek olmayı, çok sevdim. .. bunun yanı sıra, gülümsemeleri görebilmek için yaşıyorum da denebilir. .. insanların yüzlerindeki o minik gülümseme için, yapılamayacak şey yok diye düşünüyorum. .. hayatta hissettiğim doğrular hep bu…
suskunluk
bir insanı sevdiğinizi, nasıl anlayabilirsiniz ? daha da önemlisi; nasıl anlatabilirsiniz ? .. anlamsız sorular topluluğunun, cevaplanamayan en büyük örneği bunlar. .. susarak anlatamadığınız, duygular bütünü. .. konuşmadığınız, sessizliği tercih ettiğiniz,…
inanmak
hayatın gariplikleri üzerine oturup, o kadar çok konuşabilirim ki.. kime, niye, neden diye sorgulamaların içerisinde, kaybolup gitmek için bir araç sadece.. .. her seferinde bir yalanın peşinde koşuyoruz, inanmak için yapılan bu yorucu egzersiz.. neden her seferinde…
hayat gibi
sadece gidişleri izlemekle yetindim, hayatın benden alıp kopardıklarını seyretmekle.. .. aslında yaptığımız sadece hayata bok atmaktı.. bahaneler arkasında saklanan kayboluşlardı, görmek istemediğimiz son’lar.. .. mutluluğu ve mutsuzluğu uçlarda yaşayıp, arta…
soğuk ve gri
şehr-i hüzün, bugün gri’sin yine.. kalabalık caddelerinde, yalnızlaştırıyorsun insanları.. mutluluğun rengi akmış yüzünden, tüm canlılığınla somurtuyorsun yine.. ve yine saklıyorsun ardında kalan güneşi.. .. ruhunu kaybetmiş bir beden gibi, alışmışsın yine…
kayıp kelimeler
kelimelerim kayıptı, bir süredir.. kaybolduğum rüyalarda, cebimden düşürdüğüm bir kaç kelime harici, hiçbiri yoktu ortalıkta.. .. dün ilk kez, hazır kelimelerim kayıpken, güzel şeyler yazmak istedim, hayata karşı güzel anılarımı da, bırakabilmek adına.. .. ama sanırım…
masal gibi
masal gibi yaşamlardayız. karelerin birbirini tutmadığı, sayfalarca dolu düşler.. .. bir masalın içinde uyanmak gibiydi, bir sabah gördüğüm, dünya. .. masalları yaşamak öyle güzel ki, kelimeleri saçmak istediğiniz, yegane yerlerden biri.. .. kelimeler üzerine…
kayboluşun anahtarı
hislerim artık, bilinmezleri oynuyor. ne hissettiğimi bilmeden, yaşamam gerektiği gibi yaşıyorum.. .. oynadığım bu oyun bahçesi, çok tozlu.. göremiyorum hiçbir şey.. .. ağlamak istiyorum. parmaklarımda hep bir gözyaşı. anlamıyorum artık anlamsızlığı.. .. gece öyle…
seviyorum, yalnızlığımı
gözyaşlarımla seviyorum. umutlarımla seviyorum. umutsuzluklarımla seviyorum. hiç kimseyi hiç sevemediğim kadar seviyorum. inandıklarım kadar seviyorum. inanamadıklarım kadar seviyorum. sövdüğüm için seviyorum. sarıldığım için seviyorum. sevebildiğim için seviyorum….
kar tanesi
yine bir merdiven, ayak ucunda bekleyen, aynı çocuk.. .. umursamaz tavırlarıyla kendini kandırmaya çalışsa da; mümkün olmadığını çok iyi biliyordu. .. yukarıdaki kapıya ulaşmanın, çok zor olduğunu.. .. aslında belki de, oraya ulaşmak sandığından daha da kolay. ama ya…